Kaygılarımızı ve endişelerimizi artıran olaylarla karşı karşıya kaldığımızda ister istemez bazı tepkiler veririz. İnsan, etrafındaki diğer bireylerle ve toplumla daima ilişki ve etkileşim içinde olan sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla bazı sıkıntılar ve sorunlar nedeniyle telaşa kapılarak üzüntü, asabiyet gibi duygusal reaksiyonların yanı sıra kalp çarpıntısı veya aşırı terleme gibi bazı fiziksel tepkiler göstermemiz de olağandır. Ancak eğer ortada herhangi bir tetikleyici durum yokken, bir anda ve istemsiz bir biçimde yoğun korku veya içsel sıkıntı hissiyle nefes daralması, göğüs ağrısı, titreme gibi bedensel tepkiler veriliyorsa ve ölüm korkusu, bayılma, çıldırmanın eşiğine gelme, kalp krizi veya felç geçirme gibi endişeler yaşanıyorsa panik atak rahatsızlığının varlığından şüphelenilmesi gerekir. Ruhsal bir bozukluk olarak tanımlanmayan panik atakları, kaygı bozukluğu biçiminde kendini gösterebilir. Öte yandan, panik atakları depresyon bozukluğu, travma (örselenme) sonrası gerginlik bozukluğu gibi ruhsal bozukluklarda ve denge-duyum, kalp, solunum, mide veya bağırsak ile ilgili bazı sağlık problemlerinde de ortaya çıkabilir.

Panik bozukluk ise panik atak nöbetlerini de içinde barındıran daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Yaşattığı hisler son derece ürkütücü seyredebilen panik atak esnasında bireyler çoğu kez öleceklerinden dahi endişe ederek hastanelere başvurabilirler ve esasen pek çok kişi yaşam içinde bir veya iki kere panik atak rahatsızlığını yaşayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; kişi hayatının pek çok noktasında sıklıkla panik ataklarıyla karşı karşıya kalıyorsa, o zaman kişinin yaşadığı sıkıntının panik bozukluğu olduğu tespiti yapılabilir.

Panik atağının belirtileri nelerdir?

Panik atak, dakikalar içinde en yüksek seviyeye ulaşan ve aşağıda ayrıntıları paylaşılan belirtilerden en az dördünü içeren, aşırı korku ve sıkıntı duygularının ortaya çıktığı bir durum olarak ifade edilebilir.

  • Soluğunuz daralıyorsa, boğuluyormuş gibi hissediyorsanız,
  • Titreme, üşüme, ateş basması veya ürperti gibi reaksiyonlar gösteriyorsanız,
  • Kalbiniz küt küt atıyorsa, kalbinizin atış hızının arttığını hissediyorsanız,
  • Göğsünüzde sıkışma yaşıyorsanız,
  • Karnınız ağrıyorsa veya mideniz bulanıyorsa,
  • Başınız dönüyorsa, bayılacak gibi hissediyorsanız,
  • Sersemleşmiş bir haldeyseniz, ayakta durmakta zorlanıyorsanız,
  • Terliyorsanız,
  • Vücudunuzun bazı bölgelerinde uyuşma veya karıncalanma hissediyorsanız,
  • Kendi üzerinizde kontrolü yitireceğinizden ve delireceğinizden endişeleniyorsanız,
  • Kendinize yabancılaşıyorsanız ve derealizasyon (gerçekdışılık) hissi yaşıyorsanız,
  • Ölüm korkusu hissediyorsanız bir uzmana danışarak vakit kaybetmeden destek almanızı öneririz.

Panik atak, ataklardan en az birinden sonra, aşağıda sıralananlardan biri veya her ikisinin en az bir ay kadar devam etmesi şeklinde de görülebilir. Bu durumda kişinin her an panik atak geçireceğinden korkma endişesi hâkimdir.

  • Başka panik atakları yaşayacağınızdan veya panik atakların çıldırma, kalp krizi geçirme gibi muhtemel sonuçlarından devamlı olarak kaygı duyuyorsanız,
  • Panik atakları sonucunda size tanıdık gelmeyen durumlardan ve ortamlardan kaçınma gibi uyum bozukluğuna evrilen davranış değişiklikleri gösteriyorsanız yine bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz.

Panik atakta unutulmaması gereken noktalardan biri, bu rahatsızlığın bir madde veya ilacın kötüye kullanımının ya da bir sağlık sorununun fizyolojiyle bağlantılı etkilerine bağlanamamasıdır. Yani kişilere genellikle tıbbi fiziksel muayeneler yapıldıktan sonra, yaşadıkları sorunun tıbbi bir nedeninin olmadığı, psikolojik bir durum olduğu bilgisi verilir. Panik atak şikâyetlerinde yüksek oranda agorafobinin de eşlik ettiği gözlemlenmektedir. Agorafobi en genel sözlük anlamıyla “alan korkusu” şeklinde tanımlanan bir anksiyete bozukluğudur. Atakların nerede ve ne zaman yeniden nüksedeceğinden emin olamayan kişiler zaman içinde tek başlarına evde kalamamaya, sokağa çıkamamaya, toplu taşıma araçlarını kullanamamaya, AVM veya pazarlardan uzak durmaya başlayabilirler. Yüksek düzeyde hissedilen bu endişe hali nedeniyle bireyler kapana kısılmış gibi hissedebilir, oldukları yerden kurtulamayacaklarını düşünebilir.

Panik atak neden olur?

Toplumumuzda sıkça görülen bir rahatsızlık olan panik atağının ilk görüldüğü yaş aralığı genellikle 20 ila 35 yaş arası olarak tespit edilmiştir. Bu rahatsızlığın erkeklerde, kadınlara oranla daha az görüldüğü de yine araştırmalarda yer alan bilgiler arasındadır. Ebeveynlerden veya yakın çevreden sosyal modelleme yoluyla öğrenme, düşük benlik algısı, bilişsel çarpıtmalar, yetersizlik ve değersizlik temel inançları, erken çocukluk döneminde oluşmuş uyumsuz şemalar ve modlar, ikincil-üçüncül duyguların birincil duygular yerine kullanılması gibi unsurlar, panik atak sebepleri arasında sıralanabilir.

Panik atak rahatsızlığı iyileştirilebilir mi?

Panik atak, yaşayan için her ne kadar ıstıraplı ve iyileştirilmesi mümkün değilmiş gibi hissettiren bir rahatsızlık olsa da ne mutlu ki kişinin eski iyi haline dönmesi mümkündür. Bu rahatsızlığın iyileştirilmesi sürecinde ilaç tedavisinden faydalanıldığı gibi çeşitli psikoterapi yöntemlerinin de etkisinden yararlanılmaktadır. Psikoterapi yöntemleri sayesinde panik atağı iyileştirmede oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir. Panik atak rahatsızlığının iyileştirilmesi sürecinde bilişsel davranışçı terapi ile birlikte psikodinamik psikoterapi, analitik yönelimli psikoterapi, duygu odaklı psikoterapiler ve eriksonian-optimum denge modeli psikoterapileri de kullanılabilmektedir.

Panik atak ve panik bozukluk psikoterapisinde önce kişinin varsa geçmişteki travma ve blokajları çalışılır. Emosyonel duygu düzenleme çalışmalarının ardından benlik değerini ve ego gücünü yükseltme çalışmalarıyla birlikte bireyin kimlikleri, anlamları, değerleri ve düşünce kalıpları üzerinde çalışmalar yapılarak kişinin ele alma, baş edebilme, yönetebilme kapasitelerinin geliştirilebilmesi gibi alanlara odaklanılır. Kişinin bireyselliğini kazanması, zihnen özgürleşmesi ve psikolojik olarak büyümesi sonucunda panik atak rahatsızlığı ortadan kalkar.

 

 

Telefon: 0850 474 03 80
Faks: 0850 474 03 80
Teşvikiye Mah. Sezai Selek Sokak No.14 Hersek Apartmanı Daire:5 (Amerikan Hastanesi Toplantı Salonu Girişi Karşısı) Şişli – Nişantaşı / İstanbul
WhatsApp üzerinden bize yazın Whatsapp

Arayın

Araç çubuğuna atla